BİZİM ELLER
bizim eller bir başkadır abi.
yirce denilen yeşillik denizinde bir çam dalı düşün ,
asıldıkça asılıyor gökyüzünü.
Acımasız bir keskin bıçak dolaşıyor sırtında ,
 erkeç budu küçüldükçe küçülüyor..
gerisi  iyi gelecektir  abi.
bizim ellerin aşı da başkadır işi de be  abi,
bakma sen katrancı’nın duldasınına sinen   yoksulluğa,
tay gibi bacaklarına saklı poposunu gösteriyor ya konyalı şerife,
bir de yarerenliği koyulattın mı sen kıpkızıl,
Zaman yağ gibi akar gider be abi.
Bizim eller bir başkadır abi.
yirce koruluğunda güneş ovaya dikine dikine iner.
rakı bardağını gönlüne yerleştirmenin zamanıdır ,
mübarek cızır cızır yakar yollarını ,
kanar o zaman aşk denen melannet  abi.
vallahi kanar ,delirmenin tam da  zamanıdı,
bizim ellerde aşk da başkadır be abi.

****************************
 
Adam Olacağım
Gözlerimi oydurttum aydınlığa inat
görmeyeceğim
Beynimi kazıttım çingeneye
Düşünmeyeceğim
Dilimi koparttım mengeneye
Susacağım
Yüreğimi çaldırdım  keklik alayına
Kancıklık da olsa ölmeyeceğim.
Adam olacağım
  

 

    DAMLALARIN GİZİ

Ufalmış kar aydınlığında
Rüzgarla birlikte indiler.
                         Gökyüzünü yüklenerek
Türküler gibi yıldızlar gibi indiler   
Toprak kokulu çocuklar gibiydiler

Aşkın gizini taşıyan tomurcukla birlikte
Toprakla öpüştüler göz göze gelerek
Usanmadılar büyüdüler
Vuruşarak sevişerek büyüdüler
Bitimsiz  bir mavilik yarattılar
Gönence el sallayıp gönüllerde
Yeniden yaratan sevgi gibiydiler

****************************
KARŞI KIYI

Tekerlekler dönüyor Helen
Eteğini alan dalgalar kayalıklara vuruyor
köpürüyor,köpürüyorsun.
Samos’tan Suntur’a ,Suntur’dan Samos’a..
Bir yıldız boyu uzanıyorsun kumsala,
Aşkı yazıyorsun,barışı yazıyorsun  çığiık çığlığa..
Görüyorsun
 İnsanlık ölmüyor Helen  zaman ölmüyor.
Masmavi bir hayat sürüyor  Ege’nin iki kıyısında.

Tekerlekler dönüyor Bora
Truvo’dan şahlanan atlar Karlova’ya vuruyor,
Nal izleri yankılanıyor.Dikili’de Kokari’de.
Kalem  kalem sayfa sayfa yazıyorsun Bora.
Emeği, özgürlüğü,eşitliği kardeşliyorsun.
Ne ki
Kan kurumuyor  mitrolyöz susmuyor.

Varsın devran yürüsün be çocuklar .
Sevgiye barışa koşun
Güneşi kucaklar gibi  kucaklayın umudu.
Çocuklar
Kumsalda kalan son öpüşünüz olmasın.
İpekkum’da kum laleleri ebediyen solmasın.
                                             D.Aydoğdu  / İzmir

****************************
                                                                     
                                            
              MUTLULUĞUN GÜLÜŞÜ
            

             TOPRAK DÖLLENİR GÖKLER GÜLER 
             EMEK
             KIR YILANI OLUR  VURGUNU  TALANI DELER GEÇER CANEVİNDEN            
             YEDİ GEÇMİŞİNE  ZEHRİ
             AKITIR YİĞİDİM AKITIR
             ZAMAN O ZAMAN
             BEBELER GÜLER
             NİNELER GÜLER

 

             US DOĞRUYA KESER AÇAR  AKLI GÖKLÜ GÜLLER
             DENİZ KIZILA ÇALAR
             SÖMÜRGEN PARANIN  KOYNUNDA CİLVELEŞİRKEN            
             HALKIM BULUT BULUT YAĞAR
             YAĞAR BE YİĞİDİM YAĞAR
             GÜN OGÜNDÜR
             ÇİÇEKLER GÜLER
             YILDIZLAR GÜLER
            
             AYDINLIK BİR ATEŞ TOPUDUR HAİNLİKTE
             AYDINIL BİR SEVDADIR BİRLİKTE YİĞİTLİKTE

 

         Adam Olacağım
Gözlerimi oydurttum aydınlığa inat
görmeyeceğim
Beynimi kazıttım çingeneye
Düşünmeyeceğim
Dilimi koparttım mengeneye
Susacağım
Yüreğimi çaldırdım  keklik alayına
Kancıklık da olsa ölmeyeceğim.
Adam olacağım
                                                  
  **************************           
       DAMLALARIN GİZİ

Ufalmış kar aydınlığında
Rüzgarla birlikte indiler.
                         Gökyüzünü yüklenerek
Türküler gibi yıldızlar gibi indiler   
Toprak kokulu çocuklar gibiydiler

Aşkın gizini taşıyan tomurcukla birlikte
Toprakla öpüştüler göz göze gelerek
Usanmadılar büyüdüler
Vuruşarak sevişerek büyüdüler
Bitimsiz  bir mavilik yarattılar
Gönence el sallayıp gönüllerde
Yeniden yaratan sevgi gibiydiler
                          

****************************
              

SEN

              SEN BENİ YENİDEN YARATTIN
               ALTİN DAMLASI GÖZLERİNLE
               BENLİĞİMİ
                                   ERİTİN
                                             ERİTİN
               DERİN GÖLLERE ATTIN
               GEÇMİŞİMİ GELECEĞİMİ YAKTIN
               ARKA KAPINDA  HALKALI KÖLE YAPTIN
               BİTMEDİ
               UMARSIZLIKLA 
               BİTİMSİZ BİR GECENİN KOYNUNDA BİR DEYYUSLA
               YATTIN
               ÇIRAMI YAKTIN
               

   **************** 

BİTMEYEN ÖZLEM

Her Şey Solup Giderken Ne Güzel
Sen Doğdun Deniz
Alaz İle Birlikte
Yalım Bir Kaya Deliğinde
Mor Menekşe Tohumu Gibisiniz
Gelin Anlaşalım Sizinle
Bir Sevgi Tapınağı Gibi Büyümeden Kalacaksanız
Öylece Seveceğiz Sizi
İki Gül Dalında İki Ayrı Gonca.
Bulacağız Sizi
                                    İzmir    25.12.2004

 ********************

               
                    YASAKLAR

 

                     Yıldızları okşamak çiçekleri emzirmek          
                                                                             Yasak
                     Ölümüne sevişerek yaşamak
                                                                              Yasak
                      Dipsiz kuyuya düşmüş gibi  hesap kitap tutmak da
                                                                                Yasak
                       Vay anasına yasaklar

 

                        ****************

 

                     BOŞUNADIR

  Bir gün bitecek ve güneşim ölecekse
                      hiç dirilmesin n’olur
                      bir kuş uçacak bir çiçek solacaksa
 hiç duymasam n’olur    
 
 biliyorum ki bu hain bir yanlıştır

 aşkın mantığı deniz maviliği gibi derin ve oynaksa
 sevgi bir yıldız gibi çakılmışsa yüreğime
 dalgalara kapıyı kapamak hikayedir
 
 boşunadır haritanın kahpeliği
 boşunadır dağların arka karanlığı
                      gül yüzlü sevgilim boşunadır.   

 

                             *********************
                       
                       
                         KAHPELİK
                         akşamın şafağında söz verilip
                         soyulup üşütürler inanırsan
                         sigara dumanında sarhoş ederler kızılca kıyamet
                         hediyelik bir düşünce gibi satarlar
                         kahpece  asarlar  katran gözlü gecede
                         kahpece asarlar  şartolsun asarlar
 

 *****************

                     

                        SENİNLE
                        gökyüzünün uçuk maviliği
                        dolunayın ışıkları
                        çığlık çığlığa bu gün
                        
                         bir ayrılık korkusu
                         boynumda dolanan boğa yılanı
                         beynimde parçalanan meteor
                         bu gün
                        
                         eğer bu korku bir cehennem gibi gelecekse
                         birlikte öldürelim bu korkuyu
                         sen sevgiye tutsak ellerini turna boynu gibi
                         yumruk yap
                         gerisini bana bırak

                              ************************
                                 
                KİMSİN

                  Sen gün ışığının temiz elleri
                  Erişilmez ulaşılmaz kadın
                  Resimlere renk veren can damarı
                  pırıltılarda yalazlayan gül kokusu
                  ismini sevdiğim
                  nicesin liseli kız boylum orman yangını sözlüm
 
                                  dostum
                                  acılarım sana ve güneşe açık
                                  limanda bıraktım sevgileri
                                  ağlama n’olursun
                                  rüyalarıma dolarsın    

         

 ************************

  TOPRAĞIMIN GÜNEŞİ

                                                                     
Yalburt Yaylasında Ayşedudu, Dilağzı Belinde Elif kız
Çukurçimen’de Zarife,
Sabah güneşi gibi kızlar.
Gökyüzüne saplayarak çapaları ,
Türküleri yıldız yıldız yağdırdılar.
Yağız toprakla öpüşen pancar tohumu çatallandı
İncecik boynunda domaran  haşhas çiceği morlandı aklandı.

Çukur Cami avlusunda öğle karanlığı,
Duldasında Gökçeyurt’tan Kara Şakir,Sadık’tan Kınacı’nın oğlu
Tekke’den Çikin çavuş.
Ellerinde pancar kotası, ellerinde yağlı petrol ceremesi,
Üstüste borçlar, üstüste kahır, üstüste ihanet hıyanet .
Yarenlik soygun üstüne.

Ve unutulan emek,
Bu emek gün gelir gökkuşağı gibi sevdalanır
Gün gelir bu ihanet keklik palazı gibi avlanır.
Halkım benim,böyle gelmiş böyle gitmez,
Devran döner Ilgın Çukurunda aydınlıklar göllenir
Çifte Koyaklarda türküler ulam ulamken
Kurşun çalımında çiçekler ırgalanır,
Şafağın gözlerinde mor menekşe, dalgalanır dalgalanır.                          

****************************

Copyright 2015 Dündar Aydogdu